Jake Cazelet Boston’un köklü ailelerinden birinin oğludur.
Babası başarılı bir avukat ve senatördür. Jack Harvard’da hukuk
öğrenimini görmektedir. Bir gün kolejin kafeteryasında öğrenciler yemek
için sıraya girmişken Kimberley, sağ kolunu Vietnam’da kaybeden Teddy
Grant’la dalga geçer. Buna dayanamayan Jack, Kimberley’le kavga eder ve
onu döver. Fakat şiddete tahammülü olmayan dekan tarafından bir ay
süreyle okuldan uzaklaştırılır. Bunun üzerine Jack okulu bırakarak
orduya katılır. On sekiz aylık eğitimden sonra paraşüt birliğinde özel
birimde teğmen olur. Kotum’daki yüksek
rütbeli bir subayı Sanguya çekmek için helikopterle bölgeye giderken
aşağıda bir çatışma görür. Helikopteri alçalttırıp aşağıya atlayarak
çatışmaya katılır. Kazanılan çatışmanın sonunda Vietnam’ da öldürüldüğü
veya kayıp olduğu bilinmeyen Fransız yabancı lejyonunda görevli yüzbaşı
Jeonde Birissac’ i aramaya gelen güzel eşi Jacgueline de Brissac’ la
tanışır. Çatışmadaki başarısından dolayı birlik komutanı tarafından
yüzbaşı rütbesine terfi ettirilir. Jack görev süresi dolunca Harvard’a
dönerek doktorasını tamamlar ve politikaya atılır. Bu arada otuz beş
yaşında Alice Bead’le evlenir. Fakat Alice lösemilidir ve ölümle
pençeleşir. Daha sonra jacgueline ölmediğini öğrendiği kocasının
general rütbesine terfi ettiğini ve bir kızının olduğunu ama şimdi
öldüğünü gazeteden öğrenir. Bu arada Jack’ ta senatör seçilir.
Cumhurbaşkanı’nın
verdiği bir davette Jacgueline ile karşılaşır. Jacgueline ona kızının
ondan olduğunu, çatışmadan sonraki gece hamile kaldığını söyler. Jack o
geceden sonra Jacgueline’i bir daha hiç görmez. Karısı Alice sonunda
lösemiden ölür. Üç yıl sonrada Jacgueline kanserden ölür. Onun mezarına
gittiğinde Mariede Brissac yeni kızını görür. Jacgueline hastalandıktan
bir iki yıl sonra her şey kızına anlatmıştır. Jack Cazelet ABD
başkanlığına adaylığını koyar ve seçilir. Bu arada kendilerini vatan
sever olarak lanseden birkaç İsrailli hadlerini bildirmek için başkanın
kızını kaçırırlar. Seen Dillon İngiliz istihbarat örgütünün bir
bölümünde çalışıyordur. Çok aranan bir teröristir. Yasa dışı olaylardan
arandığı için Sicilya’da bulunuyordur. İsrailler onu da planlarında
kullanmak için Maria’la aynı yere kaçırmışlardır. Dillon’u
kaçırmalarının amacı başkan’ a üç ülkeye savaş açmak için bir antlaşma
imzalamasını yoksa kızını öldüreceklerini söylemektir. Dillon bu işi
Ferjuson yardımıyla yapacaktır. Başkan’ la buluştuklarında her şeyi
anlatır ve bir plan yapar önünde beş günlük bir zaman vardır.
Öldürülmüş rolü üstlenecek ve kimlik değiştirerek İsraillerin başı
Judas’ı öldürecektir. Bütün bu işler yanında Blake Johnson ona yardım
edecektir. Hemen planını tatbike geçer. Üçüncü bölge morgundaki ölü
taklidinde kuzenin Gold ile onun öldüğüne iyice inanmıştır. Judas
adıyla tanınan Albay Don Cevy Dillon’un ölmediğini anlayana kadar
Dillon birçok kişiden birçok bilgiyi öğrenmiştir. Bu bilgiler ışığında
planlarını geliştiremeye başlalar. İsrailliler Mariede Brissac’ı deniz
kenarında bir şatoda rehin tutuyorlardır. Şatoya kadar tekne ile
yanaşacaklar, daha sonra tekneden inerek kimseye görünmeden şatoya
gireceklerdir. Olaylar aynen dedikleri gibi işler ve şatonun
burçlarının dibine varırlar. Burçta bekleyen nöbetçiyi Dillon dikkatini
çeker ve Blake rehin alır. Şato hakkındaki bütün bilgileri ondan
alırlar. Zorlada olsa Mariede Brissac’a ulaşırlar. Tekrar geldikleri
tekneye binerek olay yerinden uzaklaşmak isterler. Surat teknesiyle
Albay Levy’de peşlerine düşer. Fakat Albay Levy’ni teknesi daha önce
yerleştirilen bomba sayesinde havaya uçar. Mariede Brissac kurtularak
babasına kavuşur.
