II.
Dünya Savaşı Zamanında Adolf Hitlerin, çeşitli suçlarından dolayı ceza
almış olan mahkûmlardan oluşturduğu 28. Panzer taburunun savaş
esnasında aldığı görevleri aktaran yazar, savaşın hiç görülmeyen yüzünü
sade fakat akıcı bir üslupla anlatmıştır. Kitap da bahsedilen konular
ve karakterler hayal ürünü olmayıp gerçek yaşanan olaylardan
kesitlerdir.
28.
Panzer taburunun personeli kendi toprakları içerisinde; göçük altından
insan çıkartmak, yol açmak, belli bölgelerde kamyonlarla toplanan
cesetleri bulundukları yerde hastalık yaratmaması için yakmak gibi en
kötü işlerde görevlendirilmişlerdir. Dolayası ile personelin iradesi
sağlam olanlar hayatlarına devam ettikleri, zayıf olanlar ise girdiği
psikolojik bunalımlar sonucu aklını yitirdiği ya da intihar ettiği
görülmektedir.
Rusya
toprakları içerisinde aldıkları görevlerde ise savaşı benimsemedikleri
halde çoğunlukla hayatta kalmak için verdikleri mücadele
anlatılmaktadır. Takım ruhunun oluşması için bireysel düşüncelerin
karakter yapıları ne kadar farklı olursa olsun bir çok noktada
çakışması gerektiği, zaman zaman meydana gelen sürtüşmelerin ve
kavgaların an geldiğinde ortadan kalkması gerektiği, her personelin
kendine düşen görevi elinden geldiğince yapmaya çalışması, elde edilen
başarının takıma mal edilmesi, düşman teknolojisi ne kadar iyi olursa
olsun ferdi eğitimin mükemmel olması halinde bir birliğin yok olma
noktasında başarıya ulaşması görevini yerine getiren personeli
dinlendirmek suretiyle ne kadar zorlu olursa olsun bir sonraki göreve
morali yüksek olarak sevk etmenin başarıya ulaşan merdivenlerin bir
basamağı olduğu bu eserde görmek mümkündür.
